işü
Son yayınlanan yazılar
print this page
Son yazılar
bel fıtığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bel fıtığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fıtık Cinsel Hayatı Olumsuz Etkiliyor

Karın bölgesinde oluşan fıtıkların en sık görülen türü olan kasık fıtığı ağrı oluşturarak günlük aktiviteleri sınırlamasının yanı sıra cinsel yaşamı da olumsuz etkileyebiliyor. Örneğin, cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açmak gibi...

Karın iç organların bir kısmının doğumsal veya sonradan oluşan zayıf noktalardan karın dışına çıkmasına fıtık deniliyor. Karın duvarı fıtıkları, yüzde 80 gibi rakamla en sık kasıkta ortaya çıkıyor.  Her 100 kişiden 1-2’sinde görülen kasık bölgesindeki fıtık tedavi edilmezse zamanla büyüyebiliyor. Bunun sonucunda ağrı oluşturarak hayat standartlarını ciddi boyutlarda düşürebiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gök, fıtığın aynı zamanda cinsel hayatı da olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekiyor!

Aşırı Kilo ve Sigara Riski Artırıyor

Fıtık herkeste görülebiliyor. Ancak; aşırı kilolularda, ileri yaştakilerde, bağ dokusu hastalığı olanlarda, sigara içenlerde ve diyaliz hastalarında risk artıyor. Kesi fıtıkları ise ameliyat yaralarının çeşitli etkenlerden ötürü tam iyileşmemesi nedeniyle zayıflamasına bağlı oluşuyor. Fıtık genellikle kolay teşhis ediliyor. Karın ön duvarı ya da kasıkta derinin altında bir şişlik ve dolgunluk fıtığın tipik belirtilerini oluşturuyor.

Cinsel İlişkide Ağrı Nedeni

Fıtık tedavi edilmezse büyüyor ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Örneğin ağır şeyler kaldırmak, öksürmek, ıkınmak, uzun süre oturmak ya da ayakta kalmak fıtık bölgesinde ağrıya neden oluyor. Fıtık aynı zamanda cinsel fonksiyonları da olumsuz etkiliyor. Örneğin her iki cinsiyette de cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açabiliyor. Ayrıca oluşan şişlik kişileri estetik yönden rahatsız ederek özgüven eksikliği oluşturabiliyor. Bu faktörlerin etkisiyle de zamanla cinsel isteksizlik sorunu başlayabiliyor.

Hayatı Tehdit Edebiliyor

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gök tanı konduğunda fıtığın en yakın zamanda ameliyatla onarılması gerektiğini belirterek nedenlerini şöyle sıralıyor: “Çünkü geç kalındığında zayıf olan alan genişlediği için onarımı daha zor olduğu gibi fıtığın tekrarlama riski de artıyor. Ayrıca fıtığın içine giren bağırsağın boğulmasıyla, şiddetli ağrının yanı sıra delinme sonucu oluşan enfeksiyon gibi hayatı tehdit edebilecek komplikasyonlar oluşabiliyor. Bunun aksine erken tanı ve tedaviyle hasta kısa sürede normal hayatına dönebiliyor.”

Laparoskopik Yöntem Büyük Konfor Sağlıyor

Fıtığın tek tedavisi var, o da cerrahi yöntem. Laparoskopik yöntemle uygulanan operasyonda karın bölgesi, içine özel bir iğne yardımıyla vücut için zararsız bir gaz olan karbondioksit verilerek şişiriliyor. Ardından karın duvarının uygun bir yerine 1 santim gibi küçük bir kesiden endoskop denilen ince bir teleskop benzeri alet sokularak karın içi görüntüleniyor. Endoskop bağlı olduğu kamera yardımıyla görüntüyü bir televizyon ekranına aktarıyor. Fıtık kesesi içine giren organlar yerlerine yerleştirildikten sonra sentetik bir yama zayıf olan yere tespit edilerek onarım tamamlanıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gök operasyonun fıtığın yerine ve büyüklüğüne göre 15 dakika ile 60 dakika arasında tamamlandığını belirterek, hastaların bir gün sonra taburcu olabildiklerini ve 3-5 günde de rutin işlerine dönebildiklerini söylüyor.


0 yorum

Bel Fıtıgı Nedir, Nasıl Meydana Gelir Ve Tedavisi

5 adet omura sahip olan bel bölgesinde, bu omur kemikleri arasında bulunan kıkırdaklara disk denilir. Bu diskler, bağ dokusu görevi yapmaktadırlar.
Disklerin sağlıklı olması son derece önemlidir, çünkü omurganın sağlamlığını, hareket yeteneğini ve darbelere karşı korunması bu bağ dokuları sağlamaktadır. Bu disklerde meydana gelen fıtıklaşma sonucunda, bel fıtığı ortaya çıkmaktadır. 
Fıtıklaşma gerçekleştiğinde, disklerin dış kısmı olan kıkırdak yapıda bozulmalar görülmektedir. Bu bozulmalar sonucunda, disklerin iç kısmında bulunan sıvı, dışarıya doğru taşma yapar. Taşan sıvı, sinirleri sıkıştırır. 

Bu sıkışma sonucunda da hastalık belirtileri ortaya çıkmaktadır. Disklerde fıtıklaşma meydana geldiğinde, diskin içinden sızan bazı kimyasal maddeler, sinirleri ve sinir köklerini olumsuz yönde etkiler. Bu durum da bel kısmında ağrıya sebep olur. Bel fıtığı riski, kişinin genetik ve fizyolojik özelliklerine bağlı olarak artabilmektedir. 
Disklerdeki kıkırdak yapının belli bir yaşa kadar ne kadar ve nasıl beslenmiş olduğu önemlidir. Kimi insan için önemsiz olan bir yükün kaldırılması, başka birinde bel fıtığına sebep olabilmektedir. Erken yaşlarda yüksek olan disklerdeki su miktarı, yaş ilerledikçe azalmaktadır. Bununla beraber, yaşın ilerlemesi ile, bu diskler üzerinde bir takım çatlaklar meydana gelmektedir. 

Onarımı sağlayan hücrelerin de azalması ile hassasiyet artmaktadır. Deformasyon belli bir seviyeye geldiğinde ise, küçük bir yanlış hareket veya bir yük kaldırmak, bel fıtığını ortaya çıkarmaktadır. Diyabet ve damar hastalıkları da bel fıtığının bir tetikleyicisidir. Bel fıtığı, belde ve bacak kısmında beliren ağrılar ile kendini göstermektedir. 
Bel ve bacak ağrısı bir arada olabileceği gibi, tek bir tanesi de gözlemlenebilmektedir. Basit hareketlerde sınırlanma görülür.


Kişi, zaman zaman topallayarak yürümeye başlayabilir. Ağrıya eşlik eden, bacak uyuşması ve bacaklarda karıncalanma hissi görülür. Hastalığa müdahale edilmezse, ilerleyen durumlarda, bacaklarda güç kaybı ve idrarı tutamama gibi çeşitli olumsuzluklar meydana gelebilir. Genetik yatkınlıkla meydana gelebileceği gibi, bel fıtığı riski, uzun süre oturarak çalışanlarda, ağır yük taşıyanlarda, bilinçsiz spor hareketleri yapanlarda, uzun süre araç kullananlarda ve aşırı kilo problemi yaşayan kişilerde artmaktadır.

Bel fıtığının tedavisinden önce, korunma yollarına değinmekte fayda vardır. Her hastalığı meydana gelmeden engellemek en doğrusudur. Kişiler, bel fıtığından korunmak için, ağır cisimleri kaldırmamalıdır. 
Zorunluluk halinde, dizleri kırıp yere çömelerek, kaldırılan cisim alınmalıdır. 
Bel bölgesinden öne doğru eğilerek yük kaldırmak, bel bölgesinde deformasyona ve hatta yırtılma ile bel fıtığına sebep olmaktadır. 
Sağlık sorunu oluşmadan, bel ve karın bölgesini sağlamlaştırmaya odaklı egzersizler yapmak yararlı olacaktır. Herhangi bir eşyayı almak için, uzanmak yerine eşyaya yaklaşmayı tercih etmek gereklidir. İlerlememiş olan bel fıtığı vakalarında, teşhis konulduktan sonra ilaç tedavisine başlanır. Buna ek olarak fizik tedavi uygulanır. Sert yatakta yatmaları önerilir. 

Bazen lazer ile tedavi yöntemi uygulanabilir. İlerlemiş olan bel fıtığı hastaları için, doktorları ameliyat kararı verebilir. Doktor böyle bir kararı verdiğinde, ameliyatı ertelemek ve geciktirmek doğru bir davranış değildir. Ameliyat kararının alınması, bel fıtığının son aşamada olduğunun da bir göstergesidir. Geciktirilen cerrahi müdahale öncesinde hastalar felç olabilmektedir. Günümüzde bel fıtığı ameliyatları, profesyonel ekiplerce yapıldığı takdirde hemen hemen risksizdir. Hastalar ameliyat sonrasında evlerine yürüyerek gidebilmektedirler.

0 yorum

Bel Fitıgı Nasıl Olusur

Bel ağrıları, toplumun büyük kesiminde görülen ve çok çeşitli sebeplerden kaynaklanan problemlerdir. Bel fıtığı da bel bölgesinde ve hatta bacaklarda ağrı ve uyuşmaya sebep olan önemli bir faktördür. Bel bölgemizde beş adet omur ve bu omurların arasında da beş adet disk bulunmaktadır. Diskler omurların arasında tampon görevi görür ve omurların birbirlerine sürtünüp deforme olmasını önler. Ancak çeşitli sebeplerden bu diskler yıpranır ve omurilik kanalına girerek buradan geçen sinirlere bası yaparsa fıtık adını alır.

Bel Fıtıgı Belirtileri Nelerdir?
Bazen bir, bazen her iki bacağa da vuran ağrılar, uyuşmalar, aynı şekilde ayaklarda uyuşmalar, oturma ve kalkmada yaşanılan güçlükler bel fıtığının karakteristik belirtileridir. İleri aşamalarındaysa idrar tutmada güçlük yaşamak, iktidarsızlık, yürüme güçlüğü gibi daha ağır belirtiler gösterir.

Tanı nasıl konur?
Günümüzde eski tanı yöntemlerinin yerini Manyetik Rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi yöntemleri almıştır.

Tedavi yöntemleri nelerdir?
Öncelikli olarak hastaya istirahat tavsiye edilmekte, bel bölgesinin mümkün olduğunca sakınılması ilk şart olarak konulmaktadır. Ağrılara karşı ilaç ve fizik tedavi ile oldukça başarılı sonuçlar alınabilmekte ve cerrahi yöntemlere en son çare olarak başvurulmaktadır.

Kimlerde görülür?
Genel olarak aile büyüklerinde bel fıtığı olanlarda görülmesi muhtemeldir ancak elbette gün içerisinde kontrollü hareket edilerek bu riski düşürmek mümkündür. Beden işçilerinde, sürekli ayakta ya da oturarak çalışanlarda, fazla kilosu olanlarda görülme sıklığı fazladır. Kırklı yaşlarda görülme olasılığı daha fazladır. Egzersiz yaparak bel adalelerini kuvvetlendirmiş olan kişilerde bel şikâyetleri oldukça düşük bir seviyededir.

Bel fıtığına yol açabilecek hareketler nelerdir?

-       Dizlerimizi kırmadan eğilip ağır bir cisim kaldırmak
-       Dizlerimizi kırmadan ağır bir nesneyi itmek ya da çekmek
-       Uzun süre elimizde ağırlıklar varken yürümek
-       Belimizi desteklemeden uzun süre oturmak

Dikkat!

Her türlü bel şikâyetinde olduğu gibi, bel fıtığı şikâyetlerinde de halk arasında kırıkçı-çıkıkçı diye tabir edilen ve hastayı germe-çekme gibi bir takım bilim dışı yöntemler kullanan insanlardan uzak durulması şiddetle tavsiye ediliyor. Aksi takdirde olan sorun daha da büyüyebilir ve yaşam kalitenizi daha da çok etkileyebilir.
0 yorum
 
Support : Copyright © 2011. saglik8.blogspot.com - All Rights Reserved
Kafes kuşu | Radyomevlana | Yiğit CAMCI