işü
Son yayınlanan yazılar
print this page
Son yazılar
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sahur Ve İftarda Ne Yemeliyiz

Merakla beklenen on bir ayın sultanı ramazan yine geldi çattı fakat bu özel ay'da oruç tutmak geçirdigimiz önceki yıllara göre iklim şartlarındaki sıcak hava degişimi nedeni ile biraz zorlaşmaya başladı. Özellikle kavurucu sıcaklarda çeşitli saglık problemleri ile karşı karşıya kalmamak için sahur ve iftar'da tüketilen besinlere dikkat edilmesi ve özenle seçilmesi gerekiyor. Bu yazımızda ramazan ayı boyunca mide problemi ile karşı karşıya kalmadan saglıklı bir şekilde beslenmenin yollarını anlatacagız.


Uyanın ve suhur için hazırlık yapın
Yaklaşık 16 saatlik bir açlık hissinin yaşandıgı ramazan ayında kusursuz beslenmenin olmazsa olmazın başında kahvaltı geliyor. Sahur satinde kahvaltı asla ihmal edilmemelidir. Özellikle sahur zamanında tüketilen agır yemekler, hamur işi besinler, pilav,makarna ve şekerli besinler açlık ve susuzlugu tetikleyecegi için sahur'da tüketilmemesi gerekmektedir. Sahur vaktinde vücut'ta tokluk hissi uyandıracak besinler özenle seçilerek tercih edilmelidir.


Yulaf ezmesi: Sahur'da yogurt , kefir yada süt ile karıştırılarak beslenme tercih edilmesi durumunda, doyurucu oldugu kadar vücut için vitamin ve mineral yönünden faydalı olacaktır.

Yoğurt veya süt: Tokluk hissi uyandırması yönü ile bilinir. Bileşenlerinde uyumayı tekrar tetikleyici emzimler oldugundan dolayı sahur'dan sonra uyumanızı kolaylaştıracaktır.

Meyve ve komposto: Vücut için gerekli enerji miktarını saglayarak, bagırsakları temizledigi gibi saglıklı ve düzenli çalışmasını kolaylaştırır.

Ceviz: Özellikle krom minerali yönünden zengin oluşu ile bilinir. Alınan birkaç ceviz vücut içindeki insülün seviyesini düzenlemeye yardımcı oldugundan tok tutucu özelligi ön plana çıkmaktadır. Aynı zamanda içerisindeki omega yag asitleri sayesinde gün içinde vücuda gereken enerji miktarını saglayacaktır.

Yumurta: Mutlaka haşlanmış olarak hazırlanıp sahur' da tüketilmesi gerekmektedir. İstege göre mantar,biber gibi çeşitli sebzeler ile omlet şeklinde hafif yag'da hazırlanabilir.

Tahin ve pekmez: Aynı anda tüketilmeleri durumunda birer enerji ve mineral deposu olarak bilinmektedirler. Özellikle susam yagından elde edilmiş olan tahin'in tok tutucu özelligi bilinmektedir. Pekmez ile harmanlanması durumunda gün içerisinde mide rahatlaması saglayarak sindirim sisteminin düzenli çalışmasını saglayacaktır.

Tuzsuz peynir: Süt ürünleri ailesinden olan peynir özellikle kalsiyum ve protein ihtiyacını karşıladıgı için tuzsuz çeşidinden seçilerek tüketilmesi gerekmektedir.

Oruç hurma ve su ile açılmalı
1 dilim peynir, 1 dilim pide yada tam buğdaylı ekmek veya 1 kase çorba orucu açtıktan sonra tüketilebilicek en iyi başlangıç türüdür. Yaklaşık 20 dakika beklendikten sonra ana yemek ile yogurt ve hafif yaglı salata ile beslenilmelidir. En önemli ögün olan iftar vaktinde alınan protein seviyesi zengin oldukça gün içindeki toluk hissi az olacaktır. Özellikle ana yemek seçimi kırmızı et,tavuk,balık gibi protein yönünden zengin gıdalar olmalıdır.

Bir adet pide 16 dilim ekmek demektir
Ramazan ayında tüketilen pide'nin 16 dilimlik ekmek ile aynı kalori ve agırlıkta oldugu bilinmelidir. Özellikle salata ve sebze türündeki lifli besinler olmazsa olmazıdır. Tokluk hissi saglayacagı gibi kilo kontrolü konusunda yardımcı olmaktadır.

Kavun, karpuz ve muzu az tüketin
İftardan sonra tüketilen meyvelerin ana yemekten 1-2 saat sonra alınması gerekmektdir. Gilisemik yönünden zengin olan kavun,karpuz,muz ve incir gibi meyvelerinn sıklık ile alınması gerekmektedir.

Susatan besinleri yemeyin
Özellikle salça ve sos ile yapılan baharatlı ana yemekler yüksek miktarda tuz içermektedir. Bu çeşit besinler ve yanında turşu gibi garniturler vücutta su hissini uyandıracagı için kaçınılmalıdır. Vücuttaki su miktarını en üst seviyeye çıkartmak için lifli gıdalari meyve,komposto,çorba,ayran,kefir, soda,bitki çayları özellikle tercih edilmelidir. Kişisel bünyeye göre ortalama 2-3 litre su tüketilmelidir

İftardan 1-2 saat sonra hafif tempolu spor yapın
İftar saatinden sonra alınan besinleri eritmek ve sindirim sistemini düzene sokmak için hafif tempolu spor ya da yürüyüşler yapmak vücut için faydalı olacaktır. Su hissini vücutta uyandırmamak için sahura yakın saatlerde spor'dan kaçınılmalıdır.

Tatlı yerine ne tüketmeliyiz ?
Tüketilen tatlının ne oldu,neden yapıldıgı ve ne için tüketildigi önemlidir. Özellikle süt ile yapılmış ve meyve aromalı tatlılar tercih edilmelidir. Kalori degeri düşük ve vücutta agırlık yaratmayacak tatlılar tercih edilmelidir.Tatlı tüketimini haftanın 3-4 gününe yaymak en saglıklı tercih olacaktır.

Tarçınlı süt ve kuru hurma
· Zencefilli yulaflı ev kurabiyesi + süt
· Probiyotik yoğurt + içine keten tohumu, tarçın, buğday ruşeymi ve ceviz
·Zencefil ve taze naneli limonata + 15 fındık badem
·Tarçınlı meyve kompostosu + ½ çay bardağı beyaz leblebi
·Yoğurt+taze meyve+fındık/badem karışımı derin dondurucuda bekletilerek dondurma kıvamında tercih edilebilir
0 yorum

Bagışıklık Sistemini Güçlendiren Yiyecekler Nelerdir

Son zamanlarda yaşlı veya genç herkesin hastalıklara yakalanma oranın arttığı ve sık sık hastalandığı görülmektedir. Sık hastalanmak özellikle grip, nezle, soğuk algınlığı gibi birçok hastalık ve enfeksiyon rahatsızlıklarının sebebini uzmanlar bağışıklık sisteminin yeterince güçlü olmamasından kaynaklandığını söylüyorlar. Bağışıklık sistemi düşük olan kişiler sık hastalanmakta özellikle de enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskleri artmaktadırlar. Bağışıklık sisteminin güçsüzlüğü sadece bu bilindik rahatsızlıklar ile değil aynı zamanda kanser, verem gibi daha ciddiyet gerektirecek rahatsızlıklara da yakalanma riskini artırmakta ve bu hastalıkların iyileşme süresini uzatmaktadırlar.

Bağışıklık sistemi düşük olan kişiler sadece sık rahatsızlanmaz aynı zamanda herhangi hastalıklarında iyileşme süreçleri oldukça uzun olmaktadır. Buda kişilerde halk tabiriyle gözümü hastalıktan açamadım tabirine yol açmaktadır. Uzmanlar sadece yetişkinlerde değil aynı zamanda çocuk ve bebeklerde de bağışıklık sisteminin düşük olmasından dolayı birçok hastalığa yakalandığı ortaya çıktığını söylüyorlar. Bağışıklık sistemini güçlendirecek besin nelerdir diye besinleri sıralamak yerine öncelikle bağışıklığı korumanın yöntemlerine bakmalıyız.


Bağışıklık sistemi nasıl korunur
Bağışıklık sistemi her insanda vardır az veya çok mutlaka bir bağışıklık sisteminiz vardır. Bağışıklık sisteminiz düşük diye teşhis konulduğunda hemen bağışıklığı sistemini güçlendirecek besinler nelerdir diye araştırma yapmayınız. Öncelikle var olan bağışıklığınızı korumaya özen göstermelisiniz. Bağışıklık sisteminiz, hazır gıdalardan oldukça kaçınmak, dengeli ve düzenli beslenmek, spor yapmak, bol oksijen almak ve vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineraller ve protein değerlerine dikkat etmelisiniz. bağışıklık sisteminizin düşük olmasına veya düşmesine sebep olan ilk sebep karbon hidrat veya protein eksikliğinden olmaktadır. Bu besinlerin düzenli alınmasına özen göstermelisiniz. Bu besinleri sık tüketmek veya gereğinden fazla almak yerine düzenli ve dengeli tüketmeye dikkat edilmelidir. Spor yapmak bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye sebep diğer bir unsurdur. 

Bağışıklık sistemini güçlendirecek besinler nelerdir; bol protein ve karbon hidrat içeren gıdalar öncelikli olarak bağışıklık sisteminizi güçlendirmenize yardımcı olacaktır. B2, B6, D ve C vitaminlerinin yeteri miktarda ve dengeli alınması da bağışıklık sisteminizi güçlendirecektir. 

Bağışıklık sistemini güçlendiren yiyecekler nelerdir sorusuna verilecek doğal besinler ise Sarımsak, Soğan, Domates, Havuç, Brüksel lahanası, kırmızı biber, kabak, portakal, brokoli, limon, mantar, süt ve süt ürünleri özellikle peynir ve yoğurt, zencefil, zerdeçal, bal, adaçayı, biberiye, maydanoz, kırmızı eti, balık eti, hindi eti, ay çekirdeği, yumurta, yeşilçay ve bunun gibi bazı gıdalar bağışıklık sisteminizi güçlendirmenize yardımcı olacaktır.
0 yorum

Ceviz Yagı İle Saglıklı Kalın

Ceviz ağacının meyvesi olan cevizden edilen yağdır. Kozmetik ve sağlık için kullanılan ceviz yağını elde etmek için sıcak ve soğuk pres yöntemiyle cevizden yağ elde edilir. Ceviz meyvesinin yüzde 70 i yağdır. Pres yöntemi dışında yavaş yavaş kavurarak da yağ çıkartılır ancak bu yöntemle çok fazla yağ elde edilemez bundan dolayı en iyi yöntem pres sistemidir. Raf ömrünün kısa olması sebebiyle çok fazla kullanılmamasının yanı sıra kozmetik de çok fazla kullanılmaktadır.

Ceviz Yağı Kullanım Alanları;
  • Kozmetik amaçlı; gözaltı kırışıklıkları ve göz çevresi koyu halkalar için, saç bakımında, kirpik ve kaş güçlendirmek için, cilt lekelerini gidermek için kullanılır. Bunun yanı sıra güneş kremi olarak kullanılır, cildi nemlendirmek için kullanılır. Kozmetik sektöründe bolca tercih edilen bir yağ olan ceviz yağı ile sağlıklı kalın.
  • Zayıflamak için; iştah kapatma özelliği olan ceviz yağı zayıflamak isteyenlerin tercih nedenleri arasında olmak zorunda. Salata ve et soslarında kullanacağınız yağ baskın özelliği nedeniyle çok az kullanılması tavsiye edilir.
  • Sağlık için; özellikle omega 3 açısından zengin olan ceviz yağı vücut gelişimini artırdığı için özellikle gelişme çocuklar için kullanılması tavsiye edilir. Mantar, parazit gibi hastalıkları önler sedef hastalığında tedavi amaçlı rol oynar. İntihap, romatizma gibi hastalıkları önlediği görülmüştür. Özellikle hormon seviyesini dengede tuttuğu saptanmıştır. İçeriğindeki omega 3 ve omega 6 sayesinde yaşlılık etkilerini en alta indirdiği için ceviz yağı ile sağlıklı kalınmak mümkün. Kan damarlarını açıcı özelliği ile kalp rahatsızlığı olan hastalara tavsiye edilir ceviz yağıyla kalp krizini geçirme riski en aza indirilmiş olur. B1, b2, b3 vitaminleri sayesinde cilt yüzeyinde daha çok elastikiyet katarak cildin daha esnek ve pürüzsüz olmasını sağlar böylelikle daha genç ve güzel bir cilde sahip olmanızı sağlar. Nasırlara kompres olarak kullanılır ve nasırların geçmesinde tedavi amaçlı kullanılır. Yıpranmış cilt yapısını onardığı ve yaraların iyileşmesinde harici kullanılır.

Etkisi kanıtlanmamış olmasının yanı sıra içerisinde bulunan A,C,E VE B vitaminleri sayesinde sağlıklı cinsel bir yaşam için oldukça iyi etkileri olduğu söylenmektedir. Başlı başına hipertansiyona iyi geldiği çözüm olmasa da kan basıncını düşürdüğü için hastalarda rahatlatıcı bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Ceviz yağı ile sağlıklı kalın güzel, canlı bir cilde ve sağlıklı kaşlar, kirpikler, saçlara sahip olmanız mümkün.


    Ceviz Yağı Nasıl Kullanılır.
    • Masaj yağı olarak kullanılan ceviz yağı cilt lekelerine masaj yapılarak sürülürse cilt lekelerini giderir.
    • Yaralara haricen sürülen ceviz yağı ile sağlıklı kalın ve ceviz yağı daha sağlıklı cilde sahip olun.
    • Yemeklere sos ve yağ olarak kullanarak tansiyon ve diğer çeşitli rahatsızlıklara iyi gelir.
    • Kozmetik sektöründe kullanılan ceviz yağıyla saç kirpik ve kaş bakımında kullanılır.
    0 yorum

    10 Günde 8 Kilo Verdiren Diyet Programı ile Zayıflayın

    10 günde 8 kilo verme

    Uzun süre yapılan diyet programlarından sizde sıkıldıysanız size çok güzel bir haberimiz var. 10 günde 8 kilo verdiren diyet programı ile zayıflayın ve istemediğiniz kilolarınıza çok kısa sürede veda edin.

    Diyet listesi başlangıç:
        •    Düşük kalorili bir diyet listesi olduğu için egzersize çok fazla yüklenmeyin.
        •    İlk hafta kilo verimi daha çok fazla, ikinci hafta kilo verimi daha az olur ancak pes etmeyin.
        •    10 günde 8 kilo verdiren diyet programı ile zayıflayın ancak diyetinizi yaparken sağlığınızı ihmal etmeyin.
        •    Günde 2,5 litre su içmeyi unutmayın.
        •    Metabolizmanızı hızlandırmak için öğünlerinizi atlamayın hatta öğünlerinizi bölün.
    10 günde 8 kilo verdiren diyet programı ile zayıflayın diyet listesi.

    1.gün.
    Sabah: Şekersiz çay veya kahve, 1 yumurta, söğüş domates.
    Öğle: 1 simit, 1ayran.
    Akşam: Haşlanmış tavuk 1 porsiyon olacak. Yağsız salata.

    2.gün.
    Sabah: şekeriz çay veya kahve, 1 parça beyaz peynir, 5 adet zeytin
    Öğle: Domates, salatalık söğüş, 1 parça beyaz peynir.
    Akşam. Ton balıklı salata, 1 dilim kepek ekmeği.

    3.gün.
    Sabah: Şekersiz çay veya kahve, 1 dilim kızarmış ekmek, domates söğüş.
    Öğle: 1 adet yumurtayla yapılmış menemen.
    Akşam: 1 tabak yağsız fasulye yemeği, 1 bardak yağsız ayran.

    4.gün:
    Sabah: 1 bardak greyfurt suyu, 1 adet meyve
    Öğle: Haşlanmış lahana veya brokoli yanında, 1 kase yoğurt.
    Akşam: Kabak dolması ancak içinde pirinç az olacak, mevsim salata.

    5.gün:
    Sabah: 1 bardak greyfurt suyu, 1 dilim kızarmış ekmek.
    Öğle: Haşlanmış salçalı 3 adet sosis.
    Akşam: Izgara veya haşlanmış tavuk, domates söğüş.

    6.gün:
    Sabah: 1 yumurta, şekersiz çay.
    Öğle: 2 adet patates ile yapılmış salata, şekersiz çay veya kahve.
    Akşam: makarna ancak çok az içine yağ konulacak, bol yoğurt.

    7.gün:
    Sabah: şekersiz çay, 1 parça beyaz peynir, söğüş domates.
    Öğle: 2 adet haşlanmış yumurta, söğüş domates.
    Akşam: ton balıklı yağsız salata, 1 adet mevsim yemeği.

    8.gün:
    Sabah: 1 bardak greyfurt suyu, 1 adet mevsim meyvesi.
    Öğle: 1 adet simit, 1 bardak ev yapımı ayran.
    Akşam: 1 tabak semizotu yemeği, bol yoğurt.

    9.gün:
    Sabah: şekersiz çay, 1 parça beyaz peynir,5 adet zeytin.
    Öğle: çeşitli mevsim yeşilliklerinden yapılmış salata, 5 adet köfte.
    Akşam: haşlanmış lahana, bol yoğurt.

    10.gün:
    Sabah: şekersiz çay,1 dilim kızarmış ekmek,1 adet yumurta.
    Öğle: 1 adet yumurtadan yapılmış menemen, 1 bardak ayran.
    Akşam: 5 parça ızgara et, yağsız bol yeşillikli salata.

    Diyet sonu

    10 günde 8 kilo verdiren diyet programı ile zayıflayın forma girin ve sonun da hayal ettiğiniz vücuda sahip olun. Ağır bir diyet olduğu için 1 aydan önce tekrar etmeyin. Diyet sonrası sporunuzu ve su içmeyi ihmal etmeyin.
    0 yorum

    Obezitenin Nedenleri




    Özellikle de bizim toplumuzda ki insanların yaklaşık % 60 oranında obezite hastalığı yaşaması ya da bı hastalığın evresine yaklaşması, pek çok kişiyi obezitenin nedenleri sorusunu araştırmaya yöneltmiştir. Nitekim günümüzde çocuklarda bile sıklıkla görülmekte olan bu hastalık, vücudun sağlıksal açıdan pek çok sıkıntı yaşamasına sebebiyet vermektedir. Böylece de, sağlıklı bir hayat kurmanın ilk yolu, düzenli beslenme ve kilo kontrolü yaptırmaktan geçmektedir.

     Genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranla aşırı artması sonucunda, kişinin boy uzunluğu ve vücut ağırlığının düzeyinin üzerine çıkması olarak tanımlanan obezite, Türkiye’ de başta erkekler olmak üzere pek çok kişide sıklıkla görülmeye başlamıştır. Özellikle de fast food kültürünün giderek etkin bir hal almaya başlaması, hazmı zor yiyeceklerle doldurulan midelerin genişlemesine sebebiyet vermektedir. Hal böyle olunca da, yaklaşık son on yıl içerisinde obetize oranlarının artması kaçınılmaz olmuştur. Obezitenin nedenleri olarak pek çok sebep madde sıralamamız mümkündür. Keza, insanların günlük yaşamlarını sürdürdükleri esnada maruz kalmış oldukları sert standartlar, onların yemek yeme ve uyuma alışkanlıklarını tamamen değiştirmek zorunda bırakmıştır. Gidişatın bu şekilde ilerlemesi de obezitenin türemesine ön ayak olmuştur.

     
    Obezitenin Başlıca Nedenleri
            Kişinin aşırı ve düzensiz bir şekilde beslenme alışkanlığı geliştirmiş olması, obeziteyi tetikleyen en büyük etkendir.
            Gün içerisinde hantal kalmak ve yetersiz bir fiziksel aktivite sergilemekte vücudun şişmanlamasına sebebiyet vermektedir.
            Obeziteyi etkileyen en önemli etmenlerden bir diğeri de, eğitim düzeyi ve sosyo- kültürel faktörlerdir. Kaldı ki, bilinçli bir kişinin yeme düzeni ile bu konu üzerinden hiç eğiyim almamış birinin beslenme alışkanlıkları arasında dağlar kadar fark vardır.
            Hormonal ve metabolik etmenler de obezitenin nedenleri arasında gösterilir. Özellikle de, ergenlik döneminde hormonların dengesiz bir şekilde salgılanması, obezitenin daha aktif bir hale ulaşmasına sebebiyet vermektedir.
            Her ne kadar uzmanlar bu ihtimalin gerçekliği konusunda ikiye ayrılsa da, obezitenin genetik etmenlerden kaynaklandığını da söylememiz mümkündür. Keza anne ve babanın sağlıklı bir vücut yapısına sahip olması, onların çocuklarının gelişimi açısından da oldukça etkilidir.
            Aşırı derecede sigara ve alkol kullanımında obeziteyi tetiklediği apaçık ortadır. Özellikle de yemeklerle birlikte tüketilen alkol, vücudun hızlı yağ yakma eylemini yavaşlatarak, yağ birikimlerinin oluşmasına sebebiyet vermektedir.
            Antidepresan ilaçlarının kullanımı, pek çok fiziksel sıkınıtının yanı sıra, obezitenin de en büyük yardımcısıdır. Bu ilaçların düzenli kullanımı kişinin metabolizmasının yavaşlamasına sebebiyet vermektedir. Bu durumda obezitenin nedenleri sıralamasında önemli bir yer edinmektedir.


    Mevcut durumdaki obezitenin nedenlerisıralandığı takdirde, yapılacak olanlarda az çok ortaya çıkmaktadır aslında. Keza uygulanan sağlıklı diyet programı ve kalori hesaplama yöntemleri ile obezitenin önüne geçebilmeniz mümkündür. Bu tarz kilo problemlerini engellemek için atılacak bir diğer önemli adım ise; kişinin kafasında bu sıkıntıyı halletmesi olacaktır. Keza, başarıya gidilecek olan yolun inanmaktan geçtiğini göz önünde bulunduracak olursak, sağlıklı bir ruh yapısı ile dengeli bir beslenme – egzersiz programı sayesinde obeziteden rahatlıkla kurtulabilirsiniz.
    0 yorum

    Protein İçeren Yiyecekler Nelerdir

    Protein yaşamın devam edebilmesi için en gerekli yapıtaşıdır. Protein içeren yiyecekler hücrelerin ve organların en önemli besinidir. Vücudun %15’lik bir enerjisinin kaynağı proteinlerdir. Çocukluktan yetişkinliğe kadar proteinin yeri çok ayrıdır. Genellikle hayvansal ürünlerin içerisinde bulunan protein, miktarları çeşitlere göre farklılık göstermektedir. Proteinler birbiri arasında farklılık göstermektedir. Hayvansal proteinler, bitkisel proteinler birbiri arasında önemli ölçülerde değişiklikler göstermektedir. Hayvansal proteinlerden bahsedecek olur isek bu proteinler aminoasit açısından vücudun neredeyse tüm ihtiyacını karşılamaktadır. Kırmızı et protein açısından çok zengin olmasına rağmen fazla tüketilmesi kolesterole neden olmaktadır. 

    Doymuş yağ bakımından fazla olan kırmızı et, fazla tüketildiğinde kalp rahatsızlığına kadar pek çok hastalığa neden oluyor. Az yağlı ama aynı proteini sağlayan ve kırmızı et yerine tüketilebilecek olan tavuk eti, balık ve kümes hayvanları vücut için daha avantajlıdır. Bazı insanlar et, tavuk gibi hayvansal ürünleri tüketemiyor. Bu insanlar protein ihtiyaçlarını protein içerikli sebzelerden sağlıyor. Her ne kadar protein içeren yiyecekler arasında yer alan sebzeler de olsa hayvansal ürünler kadar aminoasit sağlayamaz. 

    Eğer hayvansal ürünleri tüketemiyor iseniz protein içeren sebzeleri dengeli tüketmeli, vücudun ihtiyacı olan proteini almalısınız.Hayvansal ürünlerin protein içeriklerini inceleyecek olur isek göğüs etinin 100 gramında 30 gram protein, balığın 100 gramında 26 gram protein, süzme peynirin 100 gramında 32 gram protein, az yağlı sığır etinin 100 gramında 36 gram protein bulunuyor. Ayrıca tofunun 100 gramında 7 gram protein, barbunyanın 100 gramında 17 gram protein, yumurtanın 100 gramında 13 gram protein, yoğurdun 100 gramında 6 gram protein bulunuyor.

    Günlük Protein İhtiyacı Ne Kadardır?
    Saygın üniversitelerin araştırmacı profesörlerinin yayınladıkları yazılarda belirtilen miktar kadınlar için 45 gram, erkekler için 55,5 gramdır. Günlük protein ihtiyacını karşılamak için her gün 1-2 öğünde protein içeren yiyecekler tüketilmelidir. Türk mutfağınsa hayvansal ürünler sıkça kullanılıyor. Bu nedenle Türk mutfağının protein ağırlıklı olduğu söylenebilir. Fakat aşırı yağlı yiyeceklerin sağlıklı olduğunu söyleyemeyiz. Yetişkinlerde protein ihtiyacını belirtmiştik. Çocuklarda ise bu ihtiyaç 22 gram ile 28 gram arasında farklılık göstermektedir. Bu farklılık yaş, cinsiyet ve kilodan kaynaklanmaktadır.

    Diyet yapan, kas yapan herkes protein tüketmek zorundadır. Protein vücudun en temel yapıtaşıdır. Özellikle vücudun en son tükettiği besin proteinlerdir. Protein alarak vücudunuzun ihtiyacı olan her türlü besini karşılayabilirsiniz. Diyetlerdeki öğünler protein ağırlıklıdır. Çünkü protein vücutta yağa dönüşmeyen tek besindir. Böylelikle vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineraller alınarak yağa dönüştürülmez. Kaliteli ve sağlıklı uzun bir yaşam için protein tüketmeye özen göstermelisiniz. Çünkü protein eksikliği olan insanlarda çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Daha güçlü bir vücut için protein tüketmek şarttır. Sizde daha sağlıklı olan Protein içeren yiyecekler tüketerek hayat kalitenizi yükseltebilirsiniz. 
    0 yorum

    Sütte Bulunan Vitaminler

    Süt hem yetişkinlerde hem de çocuklarda kullanılan önemli besinlerden biridir. Kalsiyum deposu olarak anılan süt ve süt ürünleri A vitamini, B vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini, B9 vitamini, B6 vitamini ve B12 vitamini içermekte, çocukların tüketmesi gereken bir besindir. Özellikle kemik sağlığı için gerekli olan süt, kemiklerin güçlenmesi ve gelişmesi için en önemli besindir. Sütlerin antioksidan özelliği nedeni ile yaraların iyileşmesinde, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde sütün etkileri tartışılmaz. Sindirime yardımcı oluşu ve rahatlatıcı etkisi nedeni ile yatarken ve uyanıldığında kullanılması önerilmektedir. Gut hastalığı riskini azaltmak için de süt kullanılan bir besindir. Süt kullanırken işlenmemiş süt kullanmalı, ambalajlı sütler yerine %100 doğal sütleri tercih etmek sağlık açısından çok daha önemlidir. İnek sütü işlendiğinde sağladığı faydaları kaybetmekte aksine insan sağlığına zarar vermektedir. Sütte bulunan vitaminler  sorusunun cevabı A vitamini, D vitamini, B1 vitamini/Tiamin, B2 vitamini/Riboflavin, B3 vitamini/Niasin, B6 vitamini, B9 vitamini/Folat, B12 vitamini, B5 vitamini/Pantotenik asit sütün içeriğinde yer alan süt vitaminleridir. 

    Organik Süt Tüketiminin Önemi
    İnek sütü işlendiği takdirde içeriğindeki faydaları kaybediyor. Pastörize ve homojenize işlemleri sütün içeriğini bozduğundan sütün kalitesini düşürmektedir. Hatta bazen sütten hastalık kapma imkanı da bulunuyor. Bu nedenle süt satın alır iken dikkatli davranmak gerekiyor. Amerikan Kanser Derneği yaptığı araştırmalarda daha çok süt vermesi için ineklere yapılan antibiyotik takviyesi insan sağlığına olumsuz yönde etki ediyor. Yine Amerikan kanser Derneği rekombinant denilen ineklerin daha çabuk büyümesini sağlayan hormon insanların kansere yakalanma riskini arttırmaktadır. Sütte bulunan vitaminler  konusunda araştırma yapan bu dernek aynı sonuçlara erişmişlerdir. Organik sütün sağladığı birçok fayda bulunuyor. Antibiyotik kullanarak büyütülen ve daha çok süt vermesi için kimyasal ilaçlar kullanılan ineklerin sütleri insanlara faydadan çok zarar vermektedir.

    Sütün sağladığı yararlar arasında süt hücre oluşumunda ve kendini yenilemesinde büyük rol oynar. Özellikle çocuklarda büyüme ve gelişme konusunda büyük önem taşır. Saç ve tırnak bakımı için süt tüketmek saç ve tırnakların güçlenmesine yardımcı olur. Kas kasılması için süt kullanılmaktadır. Ödem yapan vücudun rahatlaması için de yine süt tüketilmektedir. İçerisinde 23 adet aminoasit barındıran sütte hayati öne taşıyan proteinler de bulunmaktadır.

    Göbek yağlarının yakılmasında büyük rol oynayan süt, günde 2 bardak tüketildiğinde hem doyurucu özelliği ile daha az yemek tüketirsiniz hem de yağ yakarsınız. Daha güçlü kemikler için mineral açısından zengin olan sütü tüketmek gerekiyor. Antioksidan içerdiği için cildin yıpranmasını engelliyor, gergin bir cilde sahip olmanız için rol oynuyor. Yaşlanmayı da geciktiriyor. Özellikle beyin hücrelerinin ihtiyacı olan enerjiyi günde 2 bardak süt tüketerek alabilirsiniz. Kalp damar hastalıkları ile baş etmek için süt içmek büyük önem taşıyor. Tansiyonu dengeleyen yapısı ile tansiyon hastaları için oldukça faydalıdır. 
    0 yorum

    Lifli Yiyecekler Nelerdir

    Lifli yiyecekler nelerdir sorusuna aranan cevaplardan önce bilinçli bir tüketici olmak için lif nedir ve neye yarar bunlardan bahsedelim. Lif bir enzim türüdür. Bağırsaklarda hareket eder ve kabızlık ve şişkinliği ortadan kaldırarak ani şeker düşüş ve yükselişlerinin dengelemektedir. Lif vücutta bulunması gereken bir besin aynı zamanda vücudun direnci ve sağlıklı çalışması için olmazsa olmazlar arasında bir gıdadır.


    Lifli gıdalar kaç çeşittir?
    Lifli yiyecekler nelerdir ve kaç çeşittir öncelikle çeşitliliklerinden bahsedelim.
    Lifli yiyecekler suda çözünebilen ve suda çözünemeyen olmak üzere iki farklı guruba ayrılmaktadırlar. Bu iki farklı gurup ayrı ayrı sorunların tedavisine yardımcı olmaktadır. Suda çözüne bilen ve suda çözünemeyen lifli gıdaları şu yönden ayırmak mümkün. Suda çözüne bilen gıdalar adından da anlaşılacağı gibi suda çözünür ağız yoluyla alınan bu gıdalar bağırsaklara ulaştığında enzimler dolayısıyla jel kıvamına gelen bir maddeye dönüşür. Bu yapışkan madde adeta bağırsak sisteminizi yavaşlatmaya, tokluk hissinizi artırmaya ve böylece şeker oranını dengeleyerek az ve sık yemenize sebep olmaktadır. Bağırsak sistemini yavaşlattığı için bu diyet yapan hastalara pek önerilmez özellikle kabızlık sorunu yaşayanların suda çözünür lifli yiyeceklere ağırlık vermemesi önerilir.

    Suda çözünebilen lifli yiyecekler nelerdir
    Tam tahıllar yulaf arpa gibi tam tahıl besinler suda çözünür ve tokluk hissini artırır. günlük tahıl ihtiyacı yulaflı gıdalardan gevreklerden temin edilebilir. Keza kuru meyvelerde suda çözünebilen besinler arasındadır. Kuru erik, armut ve naranciye çeşitleri bu katagoride yer alır. Baklagillerde suda çözünebilen lifli gıdalardır. Sarı ve kırmızı mercimek, nohut, fasulye ve bakla lif barındıran besinler arasındadır.

    Suda çözünemeyen lifli yiyecekler nelerdir
    sorusunu yanıtlamadan önce kabızlık sorununuz, bağırsak hareketlerinde düşüş ve şişkinlik şikayetleriniz varsa suda çözünemeyen lifli gıdalar tüketmelisiniz. Çünkü bu besinler bağırsak yolu ile sindirimi artırır. bağırsak kasılmasına ve hareketlerine oldukça faydalı olan bu besinler bağırsaklarda çalışma hızını artırdığı için kabızlık ve şişkinlik sorunları olanların sıkça tüketmeleri gereken gıdalar arasında ilk sıralarda yer almalıdır. Suda çözünmeyen lifli yiyecekler nelerdir; öncelikle çiğ sebzeler bu kategoridedir. Çiğ salatalık, ciğ marul, karnabahar, lahana, havuç, brüksel lahanası, yeşil yapraklı sebzeler ve yeşil rengindeki biberde bu kategoride yer alır. Meyve olarak çekirdekli ve kabuklu meyveler bu alanda yer alıyor. 

    Özellikle kabızlık sorunu yaşayanlara uzmanlar elma kabuğu öneriyorlar. Kabuklu elma yiyenlerin bağırsak hareketlerini artırdığı görülmektedir. Keza kiraz, üzüm, kayısı vb gıdalarda suda çözünmeyen lifli yiyecekler arasındadır. Tahıllı gıdalarda buğday ve çavdar ağırlıklı olarak tercih edilmektedir. Besinlerde lifli gıdalar ile beslenmek sadece bağırsak hareketlerine değil vücut için oldukça faydaları uzmanlar tarafından sıkça dile getiriliyor. Suda çözünebilen veya suda çözünemeyen herhangi bir lifli gıda tüketen kişilerin tüketmeyenlere oranla daha az kalp damar ve cilt rahatsızlıkları görüldüğü gözlemlenmektedir. 
    0 yorum

    Karbonhidratlar Hangi Besinlerde Bulunur

    Karbonhidratların temel görevi vücudun ihtiyacı olan enerjiyi vermektir. Karbonhidratlar vücuttaki sindirim sistemi sayesinde kan şekerine dönüşür ve hücrelerin kendisini yenilemesine yardımcı olur. Eğer ki vücudunuza gereğinden fazla karbonhidrat aldı iseniz bu fazlalık karaciğerde depolanarak daha sonra kullanılır. Karbonhidratlar hangi besinlerde bulunur sorusunun cevabı için iki tip karbonhidrat tanınmalıdır. Basit karbonhidratlar meyvede, sebzede, sütte ve ürünlerinde bulunuyor. Kompleks karbonhidratlar ise ekmeklerde, simitlerde, nişastalı gıdalarda ve baklagillerde bulunuyor. Lifli yiyecekler denilen ürünler genellikle kompleks karbonhidratlardır. Gıda tüketimi yaparken ekstra şeker ilave edilecek olan gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Çünkü ilave şeker her zaman vücutta deformasyona neden oluyor. Şeker ilavesi yapmak yerine kompleks karbonhidratları barındıran yiyecekleri tüketmek çok daha avantajlı ve sağlıklıdır.

    Herkes karbonhidratların kilo aldırdığı konusunda hemfikirdir. Fakat bu önyargı yanlıştır. Çünkü karbonhidratlar vücut için gerekli olan vitamin ve mineralleri barındırıyor. Dengeli tüketildiğinde vücudun gerekli olan enerjisini sağlamak adına oldukça önemli ve yararlıdır. Özellikle başında beyaz ifadesi geçen hiçbir karbonhidrat tüketilmemelidir. Beyaz ekmek, beyaz şeker, beyaz pirinç kötü karbonhidratlar arasında yer alıyor. Besin değeri düşük olan bu besinlerin lifleri azdır. karbonhidratlar hangi besinlerde bulunur diye düşünüyor iseniz size detaylıca anlatacağım.

    Sağlıklı Bir Yaşam İçin Karbonhidratlar Hangi Besinlerde Bulunur?
    Özellikle iyi karbonhidratlar olarak sınıflandırılan sebzeler, meyveler, tahıllı ekmekler, esmer bulgur, pirinç, mercimek karbonhidrat olarak vücuda fayda sağlamaktadır. Kalori alma sıkıntınız var ise kilo vermek istiyor iseniz karbonhidrat kullanırken doğru besinleri seçmelisiniz. Mesela aldığını karbonhidrat kötü karbonhidrat sınıfında ise kilo alırsınız. Güne başlarken tam tahıllı besinler tüketmeye özen gösterin. Özellikle kahvaltılarınız yaparken müsli ya da şeker ilavesiz gevrek yiyebilirsiniz. Eğer kepek ekmek tüketmek isterseniz bu da doğru bir tercih olur. Beyaz ekmeği kesinlikle hayatınızdan çıkarın. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı buğday ekmeğini tercih etmelisiniz. Kepekli makarna, kepekli pirinç, kepekli bulgur kilo aldırmayan sağlıklı karbonhidratlardır. Fasulye çeşitleri hem tokluk hissi sağlar hem de kilo vermenize yardımcı olur. Hem karbonhidrat hem de protein içeren fasulye karbonhidratlar hangi besinlerde bulunur sorusunun en doğru cevabıdır.

    Diyet yaparken karbonhidratlardan uzak duruluyor. Karbonhidrat almayan vücut enerjisini sağlayamaz ve tempoya yenik düşer. Bu nedenle diyet yaparken karbonhidrat tüketimi önem taşıyor. Diyetisyenler dahi diyet için başvuran hastalarına günde 4-5 dilim ekmek tavsiye ediyor. Fakat bu ekmeğin beyaz ekmek olmaması önemli bir ayrıntıdır. Tam tahıllı ekmekler, kepekli ürünler diyet yapan insanların en önemli besinleridir. Lifli yapıları ile tokluk hissi veren bu yiyecekler aynı zamanda vücuda gereken tüm enerjiyi verir. Böylece aç kalmadan dengeli beslenerek kilo verebilirsiniz. Karbonhidrat tüketimi vücudun ihtiyacı olan besinleri depolayabilmesi için çok önemlidir. Sizde hem günlük hayatınızda hem de diyet yaparken karbonhidrat tüketmeyi ihmal etmeyin.
    0 yorum

    Yogurt Kilo Aldırır Mı

    Yoğurt kilo aldırır mı sorusu akıllarda soru işareti bırakıyor. Yoğurdun önemli bir besin ve protein kaynağı olduğu herkes tarafından biliniyor. Yoğurt pek çok diyetin de ana ürünüdür. Yoğurt basen ve bel bölgesindeki yağları eritmede oldukça etkili bir besindir. Vücudunuzun ihtiyacı olan protein, vitamin ve mineralleri içerdiği için yoğurt en temel besin kaynaklarından biri olarak anımsanıyor. Zayıflamak, kilo vermek ve aynı zamanda sağlığınızı korumak istiyor iseniz yoğurt tüketmek size bu istediklerini verecektir. 

    Yoğurt kilo aldırır mı sorusunun cevabı hayırdır. 
    Yoğurdun metabolizmayı hızlandırıcı etkisi sayesinde kilo vermenizi kolaylaştırıyor. Yoğurdun zayıflatabilmesi için yağsız ya da az yağlı yoğurt tüketmek gerekiyor. Az yağlı yoğurtlar sayesinde diyetlerinize lezzetli besinler üretebilirsiniz. Diyetisyenlerin de tercihi ve hastalarına önerdiği yağsız yoğurt tüketimidir.

    Yoğurdun Faydaları Arasında Neler Vardır?
    Yoğurdun pek çok faydası bulunuyor. Yoğurt kilo aldırır mı sorusunun yerine yoğurdun faydaları konuşulmalıdır. Yoğurdun suyu özellikle B vitamini içermesi nedeni ile oldukça önemlidir. Yoğurt suyu ile birlikte tüketildiğinde vücudun ihtiyacı olan tüm besinleri verir. Süzme yoğurt tüketilmesi bu nedenle tavsiye edilmemektedir. Günün her saati gönül rahatlığı ile tüketilebilecek olan yoğurdun faydaları oldukça uzun bir liste oluşturuyor. Şeker hastalarının da gönül rahatlığı ile tüketebileceği yoğurdun bu hastalar tarafından tüketilecek şeklinde kaymak olmamalıdır. Sabah yenen yoğurt sindirimi hızlandırarak bağırsakların çalışmasını sağlıyor. Böylece metabolizmanız hızlanır ve kilo verimi elde edersiniz. Fakat dikkat edilmelidir ki onikiparmak bağırsağında ülser problemi yaşayan hastalar yoğurt tüketiminden uzak durmalıdır. Çünkü asitli içeriği rahatsızlık verici etkiler yaratır. 

    Yoğurt süte ve süt ürünlerine oranla daha hafif bir besindir. Sindirimi kolaydır ve hassas bünyeler tarafından tüketilmesi olağandır. Bağırsaklarda bulunan hastalık yapan bakterilerin bağırsakta oluşmasına ve yayılmasına engel olan yoğurt sayesinde ishal ve tifo gibi rahatsızlıkların önüne geçilebilir. Tüberkülozlu hastaların yoğurt tüketmesi antibiyotik etkisi sağlamalarına yardımcı olur. Yoğurdun kullanıldığı pek çok bakım maskesi de bulunuyor. Daha parlak cilt ve saçlar için yoğurt maskelerini kullanmak size avantaj sağlayacaktır.

    Yoğurdun faydaları nelerdir ve yoğurt kilo aldırır mı gibi soruları bir kenara bırakmak gerekiyor. Yoğurdun vücuda sağladığı yararlar ortadadır. Yoğurt tüketerek daha fit bir görünüm elde edebilir, fazla yağlarınızdan kurtulabilirsiniz. Böylelikle hem sağlıklı bir yaşam sürer hem de vücudunuz için gereken besinleri alırsınız. Özellikle yağsız yoğurt tüketimi vücut için çok daha önemlidir. Yoğurdun suyunu da tüketir iseniz daha sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz. B vitamininin bulunduğu yoğurdun suyu ayran yapımında da içeriğe katılmalıdır. Böylelikle yoğurdun ayran versiyonunu da kolaylıkla tüketebilirsiniz. Ayrana tuz koymamanız yağ yakımı sağlamak için çok önemlidir. Tuzsuz yemekler ve yoğurt sayesinde kilo verebilir, sağlıklı bir vücuda sahip olabilirsiniz. 
    0 yorum

    Balın Faydaları Nedir? Kaliteli Bal Nasıl Anlasılır

    Bal en faydalı besinlerin başında gelmektedir. Balın kaliteli olması, barındırdığı faydalara da etki ediyor. Kaliteli bal üretildiği yere, kullanılan arılara ve üretim sürecindeki işlemlere bağlıdır. Özellikle balın hangi çiçekten elde edildiği çok önemlidir. Balların içerdiği besinler, içerdiği şekerler hangi arı tarafından üretildiği ile alakalı bir durumdur. Balın saf olması için dışarıdan şeker takviyesi yapılmaması gerekir. GDO içeren ürünlerin nasıl doğallığı bozuluyor ise sonradan şeker ilavesi de balın kalitesini ve faydalarını düşürmektedir. Balın faydaları binlerce yıldır kullanılmasından da ortaya çıkabileceği gibi oldukça fazladır. Eskiden bal insanların yaralarının iyileşmesi için kullanılıyordu. Özellikle balın antioksidan özelliği iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılıyordu. Günümüzde bile balın bu faydası ilaç üretiminde kullanılmaktadır.

    Balın içerisinde pek çok doğal şeker bulunuyor. Glikoz, früktoz, levüloz ve daha pek çok doğal şeker balın %80’lik hacmini oluşturuyor. Çokça şeker içermesi tarih boyunca tatlandırıcı olarak kullanılmasına vesile olmuştur. Fakat bal şekerli bir ürün olduğu için fazla kullanımı insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Doğal bal tüketimi vücuda pek çok fayda sağlıyor. Fakat daha sonradan şeker ilavesi yapılan, rafine edilen, işlenen ve filtrelenen ballar insan sağlığına zarar veriyor. Balın faydaları konusunda pek çok alt başlığa erişebiliriz. İlk olarak bal doğal tatlandırıcıdır. Eğer şeker tüketiminin önüne geçemiyor iseniz, yediğiniz ürünlere şeker yerine bal koyabilirsiniz. Hem şekere oranla daha az kalori alırsınız hem de sağlığınızı korursunuz.

    Balın faydaları vücudunuzdaki yaraları antioksidan etkisi ile bakterilerden arındırmasıdır. Her ne kadar merhemler ve ilaçlar tedavi edici özellik taşısa da balında tedavi etme özelliği bulunuyor. Balın bu antioksidan özelliği pek çok rahatsızlığın önüne geçmenize de yardımcı oluyor. Doğal bal kullanarak kalp rahatsızlıklarının, karaciğer yetmezliklerinin önüne geçebilirsiniz. Bal doğal bir enerji kaynağıdır. Früktoz, glikoz gibi doğal şekerler vücudunuzun ihtiyacı olan enerjiyi size sağlıyor. 1 yemek kaşığı bal tüketerek tüm gün yetecek kadar enerji depolayabilirsiniz. Herkesin de bildiği gibi balın öksürük geçirici özelliği bulunmaktadır. Sıcak suya 1 yemek kaşığı bal ve 2-3 damla limon ekleyerek öksürük krizlerinin önüne geçebilirsiniz. Kötü kolesterol olarak adlandırılan LDL, bal sayesinde olması gereken değere kolaylık ile düşüyor. Ayrıca alternatif olarak bal sayesinde saçlarınıza parlaklık sağlarken, sivilce problemlerinizi de çözebilirsiniz.

    Kaliteli Bal Nasıl Anlaşılır?
    Balın görünüşünden ya da tadına bakarak ne yazık ki kaliteli olup olmadığını anlayamazsınız. Balın kaliteli olması ilave şeker içermemesi ve üretildiği çiçek ile alakalıdır. Eğer ambalajlı bir bal satın alıyor iseniz içindekiler bölümünü dikkatli okumalı, ilave şeker içermediğinden emin olmalısınız. Balın kaliteli oluşu sadece ilave şeker içermemesi ile alakalı değildir. Ayrıca işlenme şekli, nereden geldiği de önemlidir. Yine de en kaliteli bal filtrelenmemiş, hiçbir işlemden geçirilmemiş baldır. Balın faydaları balın kalitesi ile alakalıdır.
    0 yorum

    Kefirin Faydaları Nelerdir

    Kefirin faydaları nelerdir diye açıklamak yerine kefir nedir sorusunu yanıtlayalım. Kefir kökeni eski Asya Türkleri ve Kafkas Türkleri tarafından ortaya çıkmış hala kullanılmaya da devam edilen bir besindir. Kefir süt ve süt ürünleri ailesinden olup, süt ve yoğurt karışımı yoğurt'a daha yakın( mayalanmasından dolayı) bir gıdadır. Kefir koyun, keçi ve inek sütünün kaynatılıp mayalanması ile gerçekleştirilir. Fakat en iyi kefirin keçi sütünden olduğu bilinmektedir. Keçi sütünün besin değerlerinin yüksek olması keçi sütünden yapılan kefirinde daha sağlıklı ve faydalı olmasına sebep olmaktadır. Kefir mayalanma sonucunda oluşur. Kefir mayasından mayalanan sütten kefir elde edilir. 

    Kefirin faydaları nelerdir sorusuna verilecek en büyük cevap ise faydalı bakteriler barındırmasıdır. Evet bakterilerin faydalı olanlarını barındırmakta ve vücudumuza bu faydalı bakterileri salgılamaktadır. Bu faydalı bakterilerden biri laktobasilerdir. Lastobasiler sindirim sisteminin çalışmasına, kabızlık ve şişkinlik sorunlarını ortadan kaldırmaya yardımcı olan faydalı bakteriler arasındadır. Kefir bu bakterilerden en çok barındırdığı besinler arasında ilk sıralarda gelir. Hazımsızlık problemi yaşayanlar, 
    mide bağırsak sorunları yaşayanlar kefirin faydalarından yararlanabilir. Mide ünseri ve vb rahatsızlıklara oldukça iyi geldiği bilinmektedir.

    Kefirin Faydaları
    • Kefir bağışıklık sisteminin güçlenmesinde oldukça etkilidir. 
    • Bağışıklık sisteminin güçlenmesine sebep olan minarel vitamin ve protenlerin içerisinde taşımaktadır. 
    • Cilt problemlerine karşı koruyu oldugu gibi parlak bir görünüm saglar
    • Aynı zamanda sindirim sistemine sağladığı faydalar ile de ön planda. 
    • Sindirim sistemindeki sağladığı mikrop öldürücü özellikleri ve antibakteriyel niteliği taşıması da sıkça gündemde. 
    • Kefir aynı zamanda antibiyotik etkisi göstermektedir. Adeta bir yüksek antibiyotik görevi görmektedir. 
    • Vücutta oluşan yara ve benzeri yanıklarda kısa süreli hızlı bir iyileşme saglar
    • Cinsel aktivitelerde olumlu etki gösterdigi kanıtlanmıştır.
    • Kilo vermeye yardımcıdır, özellikle diyet sırasında mutlaka kullanılmalıdır
    • Kolestrolü dengeledigi gibi yüksek tansiyonu düşürmesi ile bilinmektedir.
    • Uykusuzluk sorununa birebir oldugu gibi aynı zamanda enerji deposudur.
    • Yaşlanma belirtilerini minumun seviyeye indirmesi ile bilinmektedir.
    • Çocuk ve yetişkinlerde kabızlık sorunlarına etkilidir.
    • Zeka gelişimini arttırdıgı gibi saglıklı karar vermeye yardımcı olur
    • Damar sertliginden kaynaklanan kalp krizi riskini minumun seviyeye indirir
    • Keza kefir birçok uzmana göre ishal yapmakta ve bağırsakları temizlemektedir. 
    • Son zamanlarda kemik hastalıkları ve kemik erimesinin sıkça görüldüğü bu günlerde, kefir bu yönde sağladığı faydalar ile de kendinden konuşturmayı başarmış durumda.
    •  Kemiklerin içerisine nüfuz eden ve kemiklerin güçlendirilip, erimesini önlemesine sebebiyet vermektedir. 

    Kefirin faydaları nelerdir sorusuna uzmanların bir diğer yanıtı, bağışıklık sisteminde mikrop öldürücü özelliğidir. Enfeksiyon hastalıklarına ve birçok hastalığa kalkan oluşturan kefir'in faydaları saymakla bitmemektedir. 

    Kefirin faydaları nelerdir diye araştırdığımızda bir diğer önemli unsurun tümör ve benzeri oluşumları engellediği, bu gibi oluşumlarında vücuttan atılmasına ve yayılmasına sebep olmaktadır. Kefir sünizite iyi gelmekte, vücutta antibiyotik etki sağlamakta, kolestrolü düşürmekte, içeriğinde ki A vitamini ile göz sağlığına, B12 vitamini ile sindirim ve bağışıklık sistemine, güçlü kemik yapısı ve diş minelerinin güçlenmesine, kalp ve kalp damar sağlığına, karaciğer hastalıklarına, cilde sürüldüğü takdirde sivilce oluşumunu engelleyip, sivilceye sebep olan siyah noktaları azaltmasına kadar birçok faydasını öne sürmek mümkündür. Fakat sizler bu tip rahatsızlıklardan şikayetçi iseniz, öncelikle hekiminizden yardım almalısınız, keza ilaç tedavisine yan destek olarak doktorunuzun tavsiyesi ile kullanmalısınız. 
    0 yorum
     
    Support : Copyright © 2011. saglik8.blogspot.com - All Rights Reserved
    Kafes kuşu | Radyomevlana | Yiğit CAMCI